Tarçın kullananlar sivilcelerden kurtuluyor

7 Ara 2016
Son yıllarda özellikle cilt bakımı konusunda oldukça tercih edilir hale gelen tarçının cilt sağlığı için pek çok önemli faydası olduğunu biliyor muydunuz? Tarçın son yıllarda özellikle cilt bakımı konusunda oldukça tercih edilir bir hale geldi. Cilt lekelerini ortadan kaldıran, akneleri tedavi edici özellikteki tarçının cilt sağlığınız için pek çok faydası bulunuyor.
Tarçının cilt için faydaları
– Ciltten ölü derinin atılmasını sağlıyor
– Düzenli kullanıldığında ciltteki sivilcelerin kısa sürede yok olmasını sağlıyor.
– Cildi nemlendirerek ferahlamasına yardımcı oluyor.
Kuru ciltlere özel tarçın maskesi
Özellikle sonbahar-kış mevsiminde kuruyan ciltlerden şikayet edenlerin yardımına da yinetarçın kürü koşuyor. 1 çay kaşığı tarçın, 1 çay kaşığı bal ve 1 çay kaşığı limon ile hazırlayacağınız kürü maske olarak cildinize uygulayarak parlak, canlı ve sağlıklı bir cilde kavuşmanız mümkün.
Dolgun dudaklara kavuşmak için tarçın
Herhangi bir plastik işlem uygulamadan daha dolgun dudaklara sahip olmak istiyorsanız da yine tarçından yardım alabilirsiniz. Hiçbir işlem uygulanmamış dudaklarınıza önce vazelin sürün ve ardından üzerine toz tarçın sürerek birkaç dakika bekleyin. Dudaklarınızda hafif karıncalanmalar hissettikten sonra bir kat daha vazelin sürün ve ardından dolgun dudaklarınıza merhaba deyin.
Devamını oku

İshal Yapan Yiyecekler

6 Ara 2016
İshal denilen durum, normal şartlarda katı bir yapıda olacak şekilde vücuttan atılması gereken dışkının form değiştirerek bazen sıvı olarak dahi vücuttan atılabildiği durumdur. Bu durumun engellenebilmesi adına ishal yapan ilaçlardan; bunun dışında ishal yapan bitkilerden, ishal yapan meyvelerden yani kısacası ishal yapan besinlerden mümkün mertebe bir müddet uzak durmak gerekmektedir.

İshal yapan yiyecekler içecekler


  • Kafein içeriği : Bir bireyin sürekli olarak kafein içeren ürünleri tüketmesi, hem sindirim sistemini hem de vücudun genel yapısını hızlandırabilme etkisine sahiptir. Kafeinli içecek denilince aklımıza gelen kahve, çay, gazoz ve diğer gazlı içecekler bol miktarda bulundurdukları bu içecek yüzünden tüketimine mutlaka dikkat edilmesi gereken içecekler listesindedir. Üstelik vücudunda kafein içeriğine karşı duyar olan bireylerin, bu tip içecekleri içerken ekstradan dikkat etmesi noktasının üzerinde durulur
  • Meyve çeşitleri : Meyvelerin içeriğinde oluşumlarından beri gelen fruktoz içeriği bulunur ve bu fruktoz içeriği bir çeşit şekerdir. Bu şeker içeriğinin vücuda fazla miktarda alındığında kişinin ishal olması kaçınılmazdır. Bahsedilen fruktozlar meyvelerin dışında daha pek çok yiyecekte de bulunabildiğinden, bir ürünü fazlaca tükettiğinizde içerisinde fruktoz olup olmadığını kontrol etmeniz önerilir.

    • Süt ve süt ürünleri : Sütün ve süt ürünlerinin içeriğinde bulunan laktoz isimli şeker içeriği, vücutta az önce de bahsettiğimiz gibi laktoz intoleransının oluşmasına; yani sütün şekerinin sindirilememesine neden olmaktadır. Vücudunda laktoz intoleransı bulunan kişilerin bu tip ürünler tükettikten sonra karın ağrıları, mide krampları ya da gaz problemlerinin olduğu görülebilmektedir.
Devamını oku

Süzme Yoğurtla Cilt Lekelerine Son!

Artık herkes tarafından bilinen bir gerçek var; cilt lekeleri için en önemli çözüm karbonat maskesi.
Süzme yoğurt ya da normal yoğurt içine koyulan bir çay kaşığı karbonat nelere kadir bir bilseniz.Sizin de cildiniz yorgun, yer yer leke ve çil ile doluysa mutlaka karbonatlı yoğurt maskesi uygulayın.
Karbonatın faydaları çok ama lekeli cilt için faydaları daha da çok. Her şeyden önce karbonatın leke açma özelliği bulunuyor.
SÜZME YOĞURT MASKESİ
Cildi ferahlatır ve gerginleştirir.
MALZEMELER
4 yemek kaşığı süzme yoğurt,
1 tatlı kaşığı bal,
Birkaç damla domates suyu
HAZIRLANIŞI
Tüm malzemeleri karıştırın ve yüzünüze sürün.
Temizlemek için su yerine ılık papatya çayı da kullanabilirsiniz
Devamını oku

Evlendik neden kilo alıyoruz?

5 Ara 2016
Evlenen çiftlerin büyük bir kısmının kilo aldığı bir gerçek. Bunu çevrenizde çokça gözlemlemiş olduğunuz gibi, bizzat yaşıyor da olabilirsiniz. Peki, evlenen çiftler neden kilo alırlar?
  • 1-Düğün öncesi koşturmacasında kilo veren birçok çift, evlendikten sonra balayı ile birlikte başlayan bir rahatlama dönemine girerler. Gerek balayı tatillerinde gerek birlikte vakit geçirdikleri diğer tatillerde her şey dahil tatil konseptlerinde, açık büfelerde kendilerini bulurlar.
  • 2-Yeni evlenen çiftler aile büyüklerine ve akrabalara oldukça sık yemeğe davet edilir ve kendileri de evde yemek daveti verirler. Türk mutfağımızın akşam yemekleri hem gözü hem mideyi oldukça doyurucu nitelikte olduğundan kilo almak kaçınılmaz olur.
  • 3-Evlilik öncesinde, özellikle bayanlar anne evlerinde daha düzenli bir hayat sürmektedirler. Düzenli spor yapar, annelerinin sağlıklı yemeklerinden yerler. Evlendikten sonra, daha kolay hazırlanan besinlere yönelinir. Akşam yemeğinde makarna, mantı veya dışardan sipariş şeklinde yüksek karbonhidratlı yiyecekler tüketilmeye başlanır.
  • 4-Genellikle akşam yemeği sonrası ikinci bir çay sofrası kurulur yeni evli çiftlerin evinde. Yeni gelin, eşi için tatlı, pasta, hamur işi hazırlamaktan ve tattırmaktan büyük keyfi alır. Birlikte vakit geçiren çift, film izlerken patlamış mısır, kuruyemiş, cips, vs tüketmeyi de ihmal etmez.
  • 5-Yeni evli çiftler hafta sonları yemek odaklı planlar yaparlar. Nerede kahvaltı yapsak, nerede akşam yemeği yesek, nerede ne meşhur diye düşünüp, keyifli vakit geçirmek isterler.
Danışanlarımda gözlemlediğim başlıca bu sebeplerden dolayı, evlendikten 1-2 sene sonra 15-20 kiloya kadar alabilen çiftler, soluğu diyetisyenlerde alırlar. Kendileri şaşkınlık içindedir, ne ara kilo aldıklarını fark etmemişlerdir. Artık hem eski kıyafetlerine giremez olmuşlardır hem çevreden duydukları olumsuz yorumlar canlarını sıkmaya başlamıştır. Üstelik, yeni evli çiftin çocuk planları da varsa, gelin hanım kilolarının katlanarak artacağından büyük endişe duymaktadır. Olumsuz bir tablo ortaya çıktığının farkındayım. Ama birçok yeni evli çiftin yaşadığı bir sorun birlikte kilo almak. Peki ne yapmalı?
  • 1-Düğününüzden sonra kilo almaya başladığınızı fark ettiğinizde, hemen bir diyetisyenle görüşün. Hayatınızdaki değişikliklerden bahsedin. Diyetisyeniniz neden kilo aldığınızı fark edecek, size uygun sağlıklı beslenme programınızı oluşturarak kilo almanızın önüne geçecek, ideal kilonuza kavuşmanızı sağlayacaktır.
  • 2-Tatillerde her şey dahil konseptler yerine, hem yürüyüş yapabileceğiniz hem sağlıklı yemekler bulabileceğiniz kültür turları, butik ve küçük oteller tercih edin.
  • 3-Akşam yemeğinden sonra, bir şey yemeyin. Kulağınıza çok alışıldık bir cümle gibi gelse de, akşam yemeğinden sonra atıştırmak gerçekten kilo aldırıyor. Film izlerken, birlikte vakit geçirirken yiyeceklerle değil içecekler olsun elinizin altında. Mineralli su, bitki çayı, kahve,.. tercih edebilirsiniz.
  • 4-Akşam yemeği için planlı olun. Hafta sonundan yapacağınız 1-2 çeşit sebze yemeği ve dondurucuya koyacağınız köfteler ve etli dolmalar, hafta içleri kurtarıcınız olacaktır. Bazı günler, akşam yemeği olarak kahvaltı yapabilirsiniz. Omlet, menemen, kıymalı yumurta gibi seçenler hazırlayabilirsiniz, hem pratik, hem sağlıklı olacaktır.
  • 5-Davet sofralarında, kimseyi kırmamak adına, porsiyonlarınızı ufak ufak tutup, sadece tatlarına bakın. Yemeğin ardından gelen tatlı ikramını reddedin veya eşinizle paylaşın.
  • 6-Haftasonları eşinizle birlikte yapacağınız sahil ve koru yürüyüşleri, mutluluk hormonunuzu ve adrenalinizi artırarak hem size keyif verecek, hem formda kamanızı sağlayacaktır.
  • 7-Birbirinize su içmeyi hatırlatın. Alışveriş yaparken, markete girdiğinizde, bir büfenin önünden geçerken, yürüyüşe çıkarken elinizin altında su şişeniz olursa çok daha kolay su içtiğinizi görecek, asitli içeceklere ihtiyacınız olmadığını fark edeceksiniz
  • Diyetisyen Kübra Bal
Devamını oku

Bu 8 besin acıktırıyor


Diyetisyen Kübra Bal “Kilo vermek istiyorsanız, iştahınızı arttıran bazı yiyeceklerden sakınmanız gerek”, diyor. Glisemik indeksi yüksek besinler kan şekerini hızlı yükseltmeye sebep olabiliyor. Yükselen kan şekerini düşürmek için vücut daha fazla insülin hormonu salgılıyor. Bu durum kan şekerinin düşmesine sebep oluyor, bu sebeple kişi tekrar acıkıyor. İştah hali devam ederken, daha fazla ve daha sık yemek istersiniz. Kan şekeri seviyenizi dengede tutmak için peynir, düşük yağlı yoğurt, yumurta beyazı,sağlıklı etiketli ürünler, çin yemeği, sakız, hazır çorba ve düşük lifli besinleri kontrollü tüketmek gerekiyor.

Yedikçe yediren Peynir

Sütün içerisinde bulunan kazein bileşiklerinden kazomorfin, peynirdeki yağ ve tuzla bir araya geldiğinde, yedikçe yedirten besinler arasında yer alıyor. Glisemik indeksi düşük olmasına rağmen yeme hissi sürekli acıkma haline sebep olabilir. Peyniri ayakta ya da ekmek arasında atıştırmak şeklinde değil, kahvaltı tabağınıza yiyeceğiniz kadar ölçüde (ortalama 50 gram kadar) alın. Diğer bir alternatif salatalarınız üzerine koyarak, salatanızın doyuruculuğunu artırabilir, öğün yerine geçmesini sağlayabilirsiniz.

Doyurmayan düşük yağlı yoğurt

Yoğurdun zayıflama üzerine kuşkusuz çok etkisi bulunuyor. Ancak düşük yağlı yoğurtların, karbonhidrat oranı daha yüksek olduğundan hem kan şekerini daha hızlı yükseltiyor hem de doyurucu etkisi tam yağlı olanlara göre daha az olduğundan acıkmaya sebep olabiliyor. Ana yemeklerinizin yanında 1’er kase tüketilebileceği gibi, kahvaltıda yulafla veya ara öğünlerde taze/kuru meyvelerle de yenebilir.
Acıktıran Yiyecekler

Proteinden yüksek yumurta beyazı

Yumurta beyazı yüksek protein içerse de sadece yumurta beyazını kullanmak doyurucu değildir. Yumurtanın sarısı içerdiği doymuş yağlarla hem doyurucu etkidedir hem de A ve B vitaminlerinin emilimini artırır. İçerdiği kolin sayesinde karaciğer yağlanmasını azaltır, kas ve beyin sağlığına katkıda bulunur. Yumurtanın beyazını ve sarısını birlikte tüketmeli, omletinizi bu şekilde hazırlamalısınız.

Karbonhidratın adresi sağlıklı etiketli ürünler

Sağlıklı ve diyet etiketi altında satılan ürünlerin yağ oranları çok düşük ve karbonhidrat oranları yüksektir. Bu nedenle doyurucu etkide değillerdir. Bunların yerine tok tutucu etkide olan badem, ceviz, fındık, kaju gibi protein ve yağ içeriği yüksek kuruyemişlerle ara öğünler yapmak daha sağlıklı bir alternatif.

Çin yemekleri kaçamak olsun

Çin yemeklerinin içerisinde bulunan monosodyumglutamat lezzet arttırıcı özelliği ile yemeklerin fazla yenmesine neden olur. Tatlı soslardan ve noodle gibi karbonhidratlı yiyeceklerden oluşan Çin yemeklerini sık sık tüketmek uygun değildir. Kendinizi ayda 1 çin yemeği ile ödüllendirebilirsiniz.
Açlık Hissi Oluşturan Yiyecekler

Sakız ağzı oyalar karnı acıktırır

Sakız çiğnemek, ağzı oyalamak ve bir şey atıştırmayı önlemekten çok, mide asidini artırdığı için acımaya sebep olur. Bu nedenle diyetlerde, besin tüketimini engellemek için sıkça sakız çiğnemek uygun değildir.

Sağlıklı çorbalar sağlıklı yaşam

Ev çorbalarının diyetlerde tok tutucu etkisi yadsınamaz. Ancak, hazır çorbaların içerisinde de bulunan monosodyumglutamat katkı maddesi acıkmanıza neden olur. Sofralarımızdan hiç eksik olmayan, Türk mutfağının başlıca yemeklerinden ev yapımı çorbalar, kansere, sindirime, kolesterole ve bunun gibi birçok hastalığa çare olur. Hazır çorbalar yerine evinizde kendi malzemelerinizle hazırlayacağınız domates, tarhana, brokoli, mercimek, yayla, mısır ve mantar çorbaları ile hem sağlıklı beslenir hem de birçok hastalığa doğal yollarla karşı çıkabilirsiniz.

Düşük Lifli besin yüksek glisemik indekstir

Lif içeriği düşük besinler, lifli besinlere göre daha hızlı sindirildiğinden mide ve bağırsaklarda kısa kalır ve hızlı kana karışır. Bu durum çabuk acıkmaya sebep olur. Ayrıca yüksek lif, düşük glisemik indeks; düşük lif yüksek glisemik indeks anlamına geliyor. Bu nedenle beyaz un yerine tam buğday unu, pirinç yerine bulgur pilavı ve kurubakliyatlar beslenmemizde yer almalı.
Devamını oku

Sirke kullanmak 7 güzel sebep

4 Ara 2016
Sirke kullanmanın güzel sebepleri sirkenin faydaları yiyecek ve içeceğin yanında farklılığı ile dikkat çeken mucizevi sirkenin nasıl kullanılabileceğini ve yararlarını beraberce inceleyelim.
1- Duş sırasında saçlar için kullanılabilir. Saç diplerinizde oluşabilecek yaraları önlerken saçlarınızın daha sağlıklı ve parlak gözükmesini sağlayacak. Bunların yanı sıra kepeklenmeyi de önleyici etkisi bulunmaktadır. Saçlarınızı yıkadıktan sonra 1 yemek kaşığı kadar sirkeyi saçlarınıza yedirin ve az su ile durulayın.
2- Ev temizliğinde kullanılabilir. Ev temizliğinde deterjanlardan vazgeçemeyenlerdenseniz deterjanlı suya (çamaşır suyu ile birleştirmeyin) 1 yemek kaşığı kadar sirke ekleyebilirsiniz. Bunun yanında tuvaletlerde deterjan kullanmadan da çok iyi bir temizlik sağlayabilirsiniz. Tuvaleti bir gece önceden sirkeli su döküp bekletin. Aynı uygulama lavabolar içinde geçerli.
3- Bulaşık makinesinde parlatıcı yerine doğal sirke kullanabilirsiniz. Aynı zamanda buzdolabı kokuları içinde sirke birebirdir. Sirkeli su ve bir bez yardımı ile buzdolabı içi temizliği yapabilirsiniz.
4- Zayıflamak için kullanılabilir. Sirkenin direk yağ yakıcı etkisi yoktur. Fakat dolaylı yoldan kilo vermeye oldukça yardımcıdır. İlk olarak vücut ph dengesi sağlayarak vücudun asidik halden kurtulmasını sağlar. Bunun yanında sirkenin bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır. Mide rahatsızlığınız yoksa sabah 1 bardak (300 ml) ılık su ve 1 tatlı kaşığı sirkeyi beraber tüketirseniz bağırsaklarınızın çalışmasına yardımcı olursunuz. Sirkenin direkt kullanımları diş minesine zarar verir. Dişlerinizi fırçalamayı ihmal etmeyiniz.
5- Beden temizliği için kullanılabilir. Özellikle kadınların vajinal bölgesi mantar ve bakteri üremesine çok yatkındır. Ve bir çok kadında bu tür sorunlar görülür. Tuvalet ihtiyacı giderildikten sonra sirkeli su ile bu bölgenin silinmesi mantar oluşumunu önleyecektir. 1 litre suya 1-2 yemek kaşığı sirke konulması yeterlidir.
6- Sebze meyve temizliği için kullanılabilir. Sirke harika bir temizleyicidir. Özellikle meyve ve sebzeler genelde çiğ tüketildiği için (sebzelerin bir kısmı) çok iyi yıkanması gereklidir. Fakat sadece su ile bazen bu sebze ve meyveleri tam olarak yıkayamayız. Örneğin ıspanak gibi yeşillikler uzun uğraşlar sonucu yıkanır. Bunun yerine sirkeli suda bir süre bu sebzeleri ve meyveleri bekletmeniz yeterli olacaktır.
7- Ev kokularını gidermek için kullanılabilir. Evde ya da ofisinizin de kokunun yoğun olduğu bölgeye 1 kase sirke koyup 1 gün bekletmeniz yeterli olacaktır
Devamını oku

Diyetin kopma noktaları

2 Ara 2016
Diyet süreci aslında engelli bir koşu. Bazen engeli atlayıp geçerken bazen takılıp düşmek normaldir. Ancak pek çok kişi birkaç engele takıldıktan sonra koşuyu bırakır. Hatta hedefe geç de olsa varabilecekken, başlangıç noktasına geri döner.
Peki nedir bu diyetin engelleri ve nasıl üzerinden atlayıp geçilebilir?

1. ACELECİ OLMAK


Kısa bir zamana büyük hedefler sıkıştıranların başarı olasılığı düşer. Aslında mucize arayışıyla hatalı diyetlere, kürlere, hatta ilaçlara sarılmak yağ kaybından çok su ve kas kaybetmenize neden olur. Bu durumda metabolizma yavaşlar, kan şekeri düşer, psikoloji bozulur, çeşitli sağlık sorunları oluşur ve verilen kilo vücuda yağ olarak geri döner. Hedef kilo kaybıyken sonuç daha yağlı bir vücut ve yavaş bir metabolizma olur.

Kendinizi sınırlamayın. Bir ayda 5 kilo vermeliyim, kuzenimin düğününe kadar 38 beden olmalıyım vb. cümleler kurmayın. Yavaş ama emin adımlarla gidin. Herkesin metabolizması farklıdır, kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. En önemlisi enerjisi çok düşük diyetler yapmayın. 

2. ANORMAL BESLENME ALIŞKANLIĞI

İlginçtir ki kişiler kilo kaybetmek istediği dönemlerde sevdikleri yiyecekleri tamamen hayatlarından çıkarıp, sevmediklerini daha çok tüketme eğiliminde olurlar. Yani diyet sevilen besinlerden mahrumiyet haline gelirken bir de işkenceye dönüşür. Sonuç ise hedefe ulaşıldığında eski beslenme alışkanlıklarına dönüp belli bir süre sonra verilen kiloları geri almak olur. Hatta bazı bireyler diyet süreleri içerisinde kendilerine yasakladıkları besini tükettiklerinde pes edebilir veya kendini kaybettiği bir anda dünyaları yiyebilir.

Çözüm ise çok basit ve zevkli. Kendi beslenme alışkanlıklarınızı gözlemleyin. Sağlıksız olanları keşfedip adım adım ve kalıcı şekilde değiştirmeye çalışın. Bir anda büyük değişimler yaşayarak kendinizi cezalandırmayın. Besinleri yasak besin, diyet besin gibi kategorilere sokmayın. İstediğiniz her şeyi yiyin ama miktar ve sıklık unsurlarına dikkat edin.

3. TARTI ÜZERİNDE ŞOK!


Çok sık tartıldığınız zaman kilonuzun artmaları ve azalmaları psikolojik olarak sizi etkileyecektir. Ama tartı her zaman doğru göstermez. Vücudumuz tartıyı kandırmayı sever, özellikle su oranını çok sık değiştirerek yapar bunu. 

Haftada bir tartılarak ve kilonuzu not alarak ilerlemeniz en doğru olanıdır. Diyet listelerinin de (bir uzman tarafından) haftalık duruma göre güncellenmesi hedefe giden yolda yardımcı olacaktır.

4. TATLI KRİZLERİ


Özellikle hatalı diyetlerin en büyük engelidir. Düşük karbonhidrat alımı, dengesiz bir kan şekeri, mahrumiyet duygusu, diyetteyim düşüncesi gibi etkilerle beyin tatlı tatlı diye sayıklamaya başlar. Aslında istediği sadece denge ve enerjidir. 

Tatlı krizi oluşmaması için güne sağlam bir kahvaltıyla başlayıp ara öğün tüketimine dikkat edin. Lifli karbonhidratlar tüketerek kan şekerini kontrol altına alın. Magnezyum içeren besinlere biraz daha özen gösterin.
Devamını oku

Elma ve Tarçın ile Zayıflama Yöntemi

1 Ara 2016
Elma, Badem, Muz, Tarçın Kullanarak Zayıflama Kürü Elde Edebilirsiniz. Peki bu zayıflama yöntemi nasıl yapılır?

Zayıflamak isteyenler tarçınla kilo verme yöntemini muhtemelen duymuşlardır. Peki tarçın kilo vermede nasıl kullanılır? Tarçın kan şekerini dengeleyerek glikoz metabolizmasını artırır. Kanda şeker oranının yükselmesi bedende yağ depolanmasına yol açacağından dolayı tarçın bunu böylelikle engellemiş olur. Tarçın insülin fonksiyonlarının düzenli çalışmasını sağlayarak sizi zayıflatır.

Elmalı tarçın zayıflatır mı? Şüphesiz elma ve tarçın zayıflama kürü ile siz de en uygun kilonuza kavuşabileceksiniz. Elmada bulunan polifenoller karbonhidrat sindirimini yavaşlatmaya yardımcı olarak, onları ufak parçalara ayıracak, bunun neticesinde kana daha az şeker yüklenecektir. Kan şekerinin düzgün çalışması açlık krizlerini engelleyerek zayıflamanızda etki edecektir.

Badem kuruyemiş; kalsiyum, E vitamini, folik asit, omega-3 yağ asitleri ve lifin kusursuz bir kaynağıdır. Badem zayıflatır mı? Badem şifalı bitkiler arasındadır ve kolesterol düşürücüdür, beyin sağlığı, kalp sağlığı, kilo verme ve daha birçok sağlık ile ilgili hususta yararlıdır.

Yapılan araştırmalarda, bademin kilo aldırmadan iştahınızı azaltmaya yardımcı olduğunu ortaya koymuştur.
Muz vücudu toksinlerden arındıran, kan şekerini düzenleyen lif bakımından kusursuz bir kaynaktır, sizi uzun zaman tok tutar.

Malzemeler
4 adet doğranmış badem
1 adet elma
1/2 tatlı kaşığı tarçın.
1 bardak badem sütü
1 adet muz

Yapılışı;
Badem sütünün içerisine rendelenmiş çekirdeklerini ayırdığınız elma, çatal ile ezdiğiniz muz, tarçın ve doğradığınız bademi ekleyerek sabahları aç karına tüketebilirsiniz. Bu kür ile kısa sürede kilolarınızdan kurtulduğunuzu ve sağlık bakımından çok olumlu faydalarını göreceksiniz. 
Devamını oku

Kırmızı Et mi? Beyaz Et mi?


Sağlıklı bir yaşam için önemli öğelerden biri olan kırmızı etin az tüketilmesi demir ve vitamin eksikliğine bağlı hastalıklara neden oluyor. Kırmızı et yenmesi, bebekler, gelişme çağındaki gençler ve doğurganlık çağındaki kadınlar için önem taşıyor. Yeteri kadar et yiyemeyen kişilerde demir, B6 ve B12 vitamini eksiklikleri gelişebiliyor. Çocukların zihinsel gelişiminde faydalı olduğu belirtilen kırmızı et, ayrıca büyüme üzerinde de etkili oluyor. Aşırı tüketimi zararlı olsa da, kırmızı etin haftalık beslenme düzeninde en az bir kez yer alması gerekiyor. Yağsız olarak, haşlama veya fırında pişirilerek tüketilmesi önerilen kırmızı etin yetersiz alımı sonucu, demir eksikliğine bağlı kansızlık ortaya çıkıyor. Kırmızı ette bol miktarda protein, demir ve çinko bulunuyor. Böylece kansızlığın önlenmesinde etkili oluyor.
KIRMIZI ETİN ZARARLARI
Birçok yararının yanı sıra, kırmızı etin doymuş yağ ve kolesterolden zengin olduğu biliniyor. Vücudun belli miktarda kolesterole ihtiyacı olmasına karşın, fazla kolesterol kalp ve damar sağlığını olumsuz etkiliyor. Kırmızı etin fazla tüketilmesi; aşırı kilo almaya, kolesterol yüksekliğine, kalp-damar hastalıklarına, tansiyon yükselmesine ve bazı karaciğer ile bağırsak hastalıklarına neden olabiliyor. Ayrıca gereğinden daha fazla tüketilmesi midede şişkinlik ve hazımsızlık gibi sıkıntılara da yol açabiliyor. Kırmızı ette bulunan doymuş yağ kolesterolün yükselmesine, bu da damar sertliği ve kansere neden olabiliyor. Ayrıca ana maddesi kırmızı et olan sucuk, sosis ve salam gibi besinlerin içinde bulunan nitritinin de kolon kanserine neden olduğu iddia ediliyor.
BEYAZ ETİN YARARLARI



Beyaz et denilince, balık, tavuk ve hindinin de arasında bulunduğu birçok deniz canlısı ve kanatlı hayvan akla geliyor. Kümes hayvanlarının eti büyük baş hayvanlarınkine oranla protein yönünden zengin olsa da, demir içeriği daha az oluyor. Ayrıca yetersizliğinde depresyon ve ağız kenarlarında yaralar oluşmasına yol açan B6, kan hücrelerinin oluşumundan görevli olan B12 ve iştah artıran, hazmı kolaylaştıran, sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağlayan niasin de bol miktarda bulunuyor. Herkes için yararlı olan B, A ve D vitaminlerinin bol miktarda bulunduğu balık eti, içerdiği koruyucu yağ asitleri ile kalp sağlığını da koruyor. İçeriğindeki EPA ve DHA adı verilen özel asitler kanın pıhtılaşmasını ve atardamar tıkanıklığını önlüyor; kalp krizi ve felç riskini azaltıyor.
Devamını oku

Haftada kaç saat yürümeliyim?

30 Kas 2016
Uzmanlar haftada 5 saat yürümenin sağlık garantisi olduğunu söylüyor

Egzersizin sağlık için yararlı olduğu uzun yıllardır biliniyor.

Düzenli egzersiz kalp ve damar sağlığına olumlu etki ederek kalp krizi riskini azaltıyor. Egzersiz, beyin ve sinir sağlığını koruyarak, depresyon, bunama, kemik erimesi ve yaşlanmayı yavaşlatıyor.

Diyabet, obezite hatta meme ve kolon kanseri gibi bazı kanser risklerini bile azaltıyor. Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Nişancı, egzersizin faydalarına dikkat çekiyor.


Egzersizin fazlası zararlı

Peki ne kadar egzersiz yararlıdır?

Egzersizin fazlası zararlı olabilir mi? Araştırmalar, düzenli ve yüksek tempolu egzersizin yarar yerine zararlı bile olabileceğini söylüyor. Son yapılan “Helsinki” çalışmasında, asıl yararın orta derecede egzersiz yapanlarda görüldüğü, çok ağır egzersiz yapanlarla, hiç egzersiz yapmayanlarda kalp damar hastalığı riski arasında önemli fark olmadığı bildiriliyor.

Çok ağır-tempolu, süratle maksimal kapasitenin üstüne çıkılan egzersizlerde, ani kalp sorunları, kalp krizleri ve ölümlerin olduğu bilinen bir gerçek. Aşırı zorlama ile damarlardaki plakların birden yırtılması, egzersize bağlı kalp ritim bozuklukları ve ani ölümler az da olsa görülebilir.

Bu durumda “Sağlık için ne kadar sürede, ne tür egzersizler yapmalı?” sorularının cevapları önem kazanıyor. 


Her şeyin başı yürümek 

Araştırmalar sağlık için 15 dakikalık hafif-orta derecede egzersizlerin bile yararlı olduğunu, ölüm oranını yüzde 14 oranında azaltarak yaşam süresini 3 yıl kadar uzattığını gösteriyor. Bu nedenle egzersiz yaparken kesin süreler ve kurallar üzerinde durmak yerine sadece egzersiz (örneğin yürüyüş) yapılmasının üzerinde yoğunlaşmak uygundur.

Başlangıçta günde 1.5-2 km’lik yürüyüşler ve daha sonra gittikçe artırarak her bir seansta 45-60 dakikalık yürüyüşler veya egzersizler sağlıklı olmak için yeterlidir. Daha fazla süre ve daha ciddi tempoda egzersizlerin kalp sağlığı üzerine ek bir yararı yoktur.

Yani daha fazla sağlıklı olmak için daha fazla egzersiz yapmak gerekmez fakat daha fazla egzersiz ile kilo kontrolü, daha fazla kilo verileceği açıktır. İleri yaşlarda egzersiz ise genel sağlık, kalp ve damar hastalıkları bakımından yararlı olduğu kadar, denge bozukluklarının engellenmesinde, kemik ve kas hareketlerinin daha esnek olmasında özellikle yararlıdır. 


Düzenli egzersiz bir avuç dolusu ilaca bedel 

Genellikle, doğal ve ucuz olması nedeni ile tempolu yürüyüş en uygun egzersizdir. Bahçede çalışmak, merdiven inip çıkmak (ortopedik sorun yoksa), kişinin vücut, kas ve kemik sorunları dikkate alınarak eğitimciler gözetiminde salon egzersizleri de önerilebilir.

Egzersiz tembeli olan, bunun için vakit ayıramayan veya ayırmaktan kaçınanlar, egzersiz ile sağlanabilecek bu yararların, ilaçlarla elde edilip edilemeyeceğini sorabilir.

Kolesterol düşürücü ilaçların, betabloker (kalp hızını düşürücü, tansiyonu düşürücü) ilaçların, kan pıhtılaşmasını uzatan ilaçların da yaşam süresini uzatıcı etkileri biliniyor. 305 kontrollü çalışmayı inceleyen önemli bir araştırmaya göre, sadece düzenli egzersiz ile elde edilen yararı sağlamak için 12-13 farklı ilacı birlikte kullanmak gerekiyor. Ayrıca, ilaçların muhtemel yan etkileri, egzersiz de olmayacaktır.


• Düzenli egzersiz, kalp ve damar hastalıklarından ve tüm sebeplerden ölüm oranını azaltıyor.
• Egzersize başlamanın yaşı yoktur. İleri yaşlarda da başlanan egzersizin yararı gösterilmiştir.
• Haftada 2000-3000 kalori harcatan egzersiz (Haftada toplam 5-8 saatlik yürüyüş) sağlık için maksimum yararın görüldüğü noktadır. Daha fazla kalori harcamanın ek yararı son derece azdır. Fit olmak ve kilo vermek için kuşkusuz daha fazla egzersiz yapılabilir.
• Kalp krizlerinin çoğunluğu doğal olarak stres veya ağır-zorlayıcı efor sırasında ortaya çıkmaktadır. Sedanter yaşayan, hiç egzersiz yapmayanlarda kalp krizinin stres-efor sırasında ortaya çıkması, istirahate göre 56 kat fazladır. Oysa düzenli egzersiz yapanlarda bu risk sadece 5 kat artar. Bu şu anlama gelir: Düzenli egzersiz yapanlarda kalp krizi oranı yapmayanlara oranla 1/5’e iner. 
• Genel olarak egzersiz yapanların kalp krizi riski, egzersiz yapmayanlardan yüzde 60 daha azdır.
Devamını oku