Searching...
25.4.14

Dilara koçak'tan diyetin olmaz ise olmaz 4 kuralı

Diyete başlarken nelere dikkat etmeliyiz? Diyet boyunca alışkanlıklarımızı ne yönde değiştirmeliyiz? Kilo vermeye psikolojik olarak hazırlanmak şart mı?

Beslenme Uzmanı Dilara Koçak'a bu sorulara yanıt olması için "diyetin olmazsa olmaz 5 kuralı"nı sorduk. İşte Dilara Koçak'ın Pudra.com okuyucuları için açıkladığı 5 diyet ve sağlıklı yaşam kuralı...

1- Sağlık muayenesinden geçmiş olmak
Diyete başlamadan önce bireyin kilo alma nedenlerinin mutlaka kan, idrar ve gerekirse daha detaylı görüntüleme yöntemleri ile kontrol edilip bir metabolizma uzmanı hekim tarafından değerlendirilmesi en önemli ilk adımdır. Metabolizmayı etkileyen temel hormonlar olan insülin ve tiroit hormonlarının doğru çalışmıyor olması, bireyin diyete rağmen kilo verememesi veya kilo almasının temel sebebidir.
2- Psikolojik olarak hazır olmak ve kilo verme amacını belirlemek 
Bireyin diyete hazırlanma sürecinde duruma göre bir terapist desteği veya beslenme uzmanı ile yapılacak detay sohbetler motivasyon kaynağı olarak önemlidir. Diyete başlarken motivasyon güçlüdür, ancak 2-3 hafta sonra bu istek azalmaya başlar. Oysa bireyin kilo verme amacı güçlü ise ve ekip çalışması ile her hafta yapılan görüşmelerde bakış açısı ve davranış değişikliği doğru yönde ilerliyorsa motivasyon düşmez. 

Diyetlerin yarım kalmasının en büyük sebebi kişinin nasıl bir sürece gireceğini tam bilmeden yani hazırlıksız olarak programa başlamasıdır. Diğer önemli nokta ise doğru hedef belirlemektir. Gerçeklerden uzak hedefler bireyin kendini başarısız hissetmesine sebep olur ve vazgeçmesine yol açar. Oysa en büyük başarısızlık vazgeçmektir. Diyette bazı hatalar ve sapmalar olduğunda birey suçluluk hissi ile “battı balık yan gider” diyorsa maalesef kısır döngü başlar. Değişmesi gereken işte bu “negatif bakış açısı”dır.
3- Öğün alışkanlığı ve sosyal hayat dengesi 
Bireyin sosyal hayatı ve yaşam koşullarına göre yorulmadan uygulayabileceği öğün saatlerinin belirlenmesi çok önemlidir. Öğün atlamak gece acıkmalarının önemli sebeplerinden biridir. Kahvaltı etmeyen bireylerin kilo verseler bile daha sonra yeniden kilo aldıklarını gösteren pek çok bilimsel çalışma var. Bu yüzden öğün düzeni çok iyi planlanmalıdır. 

Sosyal hayattan uzak bir diyet yarım kalmaya mahkumdur. Aynı şekilde bireyin alışkanlıkları da bu yönden gözden geçirilmelidir. Hafta sonları, özel günler, tatiller ve hafta sonları için standart diyet listeleri bireyi daha fazla sıkıntıya sokar ve bu stres ile diyet bozulunca program tamamen terk edilebilir. Yemek yemek bir suç veya ödül olmamalıdır, bireye en uygun çözüm bulunmalıdır.
4- Yeterli su tüketmek ve diğer sıvıları dengelemek
Bedenimizin yüzde 70'i sudan oluşur ve suyun vücudumuzda pek çok görevi vardır. Günlük ihtiyacımız 2-2,5 litredir. Aşırı su içmenin kilo vermeye bir katkısı olmadığı gibi böbreklerinizi de gereksiz yere yorar. Böbreği zorlamayan miktar ortalama 3 litredir, daha fazlasına gerek yoktur. Özellikle kilo verme dönemlerinde suyun önemi çok daha fazla artar. Yediğimiz besinlerin metaboliz olması, atıkların vücudumuzdan atılması için suya ihtiyaç duyulur. 

Evde su kesildiğinde nasıl ki temizlik yapılamıyorsa bedenimizin temizliği için de su önemlidir. idrarınızın rengi koyu ise sabahları uyandığınızda yüzünüz şişiyorsa veya baş ağrılarınız varsa tüm bunların sebebi yetersiz su içmek olabilir. Çay, kahve, meyve suyu, gazlı içecekler ile alkol tüketimi de diyet programında önemli takip gerektirir. Çünkü kremalı ve şekerli şurup içeren bir kahve bazen 200-300 kalori içmenize sebep olur, sıvı kaloriler tuzağına düşmeyin.
pudra.com

0 yorum:

Yorum Gönder