Searching...
11.4.14

Makrobiyotik diyeti

Makrobiyotik diyet listesi aslında tam manasıyla bir vejeteryan diyeti olarak adlandırılabilir. Bu diyette Hiç bir şekilde beyaz veya kırmızı et ve süt ürünlerine izin verilmiyor. Sadece deniz ürünlerine ve balık etine izin var. Makrobiyotik diyet insanların ömrünü uzatan diyet listesi olarak biliniyor. Ancak diyette protein ve demir alımı hayvansal kaynaklardan yapılmadığı için orta vadede özellikle kadınlarda kronik kansızlık yapma riski de bir hayli fazladır. Makrobiyotik Diyet Listesi son zamanlarda dünyaca ünlü pop yıldızı Madonna nın öncülüğünü ettiği bir çok ünlü tarafından adeta meşhur edilmiştir. Şimdi Makrobiyotik Diyet Nedir Nasıl Yapılır, zararları, yan etkileri var mı bunlara göz atalım.
Makrobiyotik Diyet Ne Demektir?

Makrobiyotik kelimesi, Yunancadan geliyor. Uzun anlamına gelen “makro” ve yaşam anlamına gelen “bios” kelimelerinden oluşuyor. ABD’de milyonlarca kişi tarafından uygulanan makrobiyotik diyet, vücuttaki toksinlerin yani zararlı ve zehirli maddelerin atılmasını sağlıyor. Makrobiyotik beslenmede temel prensip, vücudun uyum içinde dinamik bir şekilde çalışmasını sağlamak…
Makrobiyotik Diyet Kuralları:
Mevsime göre beslenmek gerekiyor
Kırmızı etten uzak durmak, sebze ve tahıla ağırlık vermek, yemeklerin pişirilme yöntemi, kullanılan ek malzemeler bu beslenme programında önemli bir yere sahiptir. Temelde mevsimine göre beslenme, yani yaz aylarında daha hafif ve taze gıdalar, ilkbahar ve sonbaharda kök gövdeli sebzeler, kış aylarında ise yağlı besinler yemeniz önerilmektedir. Bunun dağılımı ise yüzde 50 – 60 oranında tam tahıl ve bu tahıllardan yiyecekler, yüzde 20 – 30 oranında sebze, yüzde 5 -10 oranında kuru baklagil, yüzde 5 – 10 çorba ve yüzde 5 oranında meyve, içecek, balık, deniz ürünleri ve doğal tatlılardan oluşur.
Doğal Beslenme Şart:
Makrobiyotik beslenmede kimyasal katkı maddeleri, tuz ve şeker içeren rafine gıdalardan uzak durulur. Süt ürünleri, kırmızı et ve kümes hayvanlarının eti tüketilmez. Sadece geleneksel yöntemlerle hazırlanmış tam ve doğal yiyeceklerin kullanıldığı makrobiyotik beslenme, özellikle depresyon eğilimli kişilerin ruh halini düzene sokmakta çok etkilidir.
Makrobiyotik Diyet Zararları ve Yan Etkileri Var Mı?

Alzheimer riski de var
Yalnız bu beslenme tarzını benimseyenlerde kırmızı et, yumurta ve tavuk eti tüketilmemesine bağlı demir eksikliği, kansızlık görülebilir. Bu nedenle düzenli olarak demir seviyelerine bakılması gerekir. Ayrıca kırmızı et tüketmeyenlerin ileriki yaşlarında Alzheimer olma riski artmaktadır.

Makrobiyotik Diyette Kullanılan Yiyecekler Bitkiler Hangileri?
Bunu biliyor muydunuz?
Funda yaprağı, idrar söktürücü ve idrar yollarını dezenfekte edici özelliğe sahiptir.
Haftanın bilgileri
Kalp sağlığınız için kırmızı biber yiyin
Tansiyonu ve kolesterolü düşüren kırmızı bibere acı tadını veren kapraicin adlı madde, güçlü bir antioksidandır. Bu nedenle kırmızı biber, kalp hastalıkları ve kansere karşı da koruyucudur.
Yüksek tansiyona karşı sarmısak
Bol miktarda potasyum, fosfor, selenyum, A ve C vitaminleri ile kükürt içeren sarmısak tansiyonu ve kan kolesterolünü düşürür.
Brokoli, ülser ve mide kanserini önlüyor
Brokoli, helicobacter pylori virüsüyle savaşıyor. Böylece ülser ve mide kanseri riski önemli ölçüde azalıyor.
Kalsiyum, kolon kanseri riskini azaltıyor
Yapılan çalışmalarda yüksek dozda kalsiyum alımının kolon kanserini önlediği ortaya çıktı.
Rokayı sofranızdan eksik etmeyin
P ve K mineralleri içeren roka, mide ve karaciğer dostu olarak biliniyor. Kansızlığı gideren roka, hazmı kolaylaştırıyor, böbrekleri çalıştırıyor, idrar söktürüyor.
Hollywood’da ünlülerin zayıflama yöntemleri çeşitleniyor. En son trendse, Gwyneth Paltrow ve Madonna’nın da takipçisi olduğu makrobiyotik diyet. Peki onlara iyi gelen bize de iyi gelir mi? Nedir bu makrobiyotik diyet?
Gwyneth Paltrow ve Madonna’nın da takipçisi olduğu söylenen makrobiyotik diyet bir anda popüler oldu. Peki makrobiyotik diyet nedir? Ne gibi yararları vardır? İşte bu diyetle ilgili bilmeniz gereken her şey…
Nedir?
Makrobiyotik diyetin temelleri, çevrenizle uyum içinde yaşamaya ve az yağlı ancak bol lif içeren, vejetaryen bir beslenme şekline dayanır. Diyetin bu kadar popüler olmasının nedeni, özellikle diyabet, kalp hastalıkları ve kansere karşı son derece sağlıklı bir beslenme programı olmasından ileri geliyor.
Bu diyette besinler, Yin veya Yang olarak gruplandırılıyor. Örneğin meyva gibi tatlı gıdalar Yin olurken, farklı ve doyurucu lezzeti nedeniyle balık gibi gıdalar Yang oluyor. Diyetin prensibi ise; yüzde 50 tam tahıl, yüzde 30 sebze ve yüzde 10 baklagiller ve yüzde 10 da deniz ürünü, meyve ve yemiş yiyecek şekilde, Yin ve Yang gıdalarını dengeli bir dağılımla
tüketmeye dayalı.
Yapılması ve yapılmaması gerekenler
Makrobiyotik diyet; esmer pirinç, çavdar, mısır ve yemiş (fındık, badem vs) gibi bol miktarda tam tahıl ürünleri içerir. Ara ara çekilmiş yulaf yiyebilirsiniz, ancak sık tüketilmemeli. Aynı şart ekmek ve diğer unlu mamüller için de geçerli.
Ayrıca bol bol sebze de tüketmeniz gerekiyor, ancak bunları pişirme şekliniz çok önemli. Yediğiniz sebzelerin üçte birini çiğ tüketebilirsiniz. Gerisini buharda, haşlanmış, fırında veya sote yapılmış şekilde yemelisiniz. Besinleri asla mikrodalgada veya elektrikli bir ısıtıcıda pişirmemeli, gaz ocağında pişirmelisiniz.
Az miktarda balık ya da deniz ürünü haftada birkaç kez tüketilebilir ama tıpkı süt ve süt ürünleri, çikolata, kafeinli yiyecek ve içecekler, yumurta, tropik meyveler, patates ve musluk suyu gibi et de kesinlikle yenmemelidir. Alkol alabilirsiniz, ancak bu da viski ve bira gibi tahıllardan üretilen içkilerle sınırlandırılmış. Tabii her ne kadar alkol alımına izin olsa da, sık sık içilmemesi gerekiyor.
İyi ve kötü yanları
Genel konuşacak olursak, makrobiyotik diyetin sağlıklı bir beslenme şekli olduğu söylenebilir. Diyette tüketilen sebze ve tam tahıl miktarı düşünülecek olursa, bolca alınan lifler sindirim sisteminiz için oldukça sağlıklı. Süt ürünlerinin ve etin bu diyet programda bulunmayışı ise kalbinizi korumak açısından faydalı olabilir.
Öte yandan bazı diyetisyenlerde de aynı nedenlerden diyeti eleştiriyorlar. Süt ürünlerinin tamamen liste dışı kalması belli vitamin ve minerallerin alınamamasıyla sonuçlanıyor. Özellikle de kadınlar için ileriki yaşlarında büyük önem kazanan kalsiyumun ve kansızlığa iyi gelen B12 vitamininin eksikliği bu diyetin olumsuz yanları arasında.
Bu diyeti hangi ünlüler uyguluyor?
Gwyneth Paltrow, artık eskisi kadar sıkı uygulayamadığını ve canı dondurma ya da parmesan peyniri çektiğinde yediğini söylese de, o ve kocası Chris Martin bu diyetin sıkı takipçileri arasında.
Kelly Brook de diyeti uygulayanlardan biri ve şöyle söylüyor: “Çevremde büyüyen mevsimsel ve organik şeyleri yemek fikrini çok seviyorum ve böyle olmayanları yemek de hoşuma gitmiyor.” Öte yandan kendisiyle yapılan bir röportajda, en büyük zayıflığının, makrobitik diyette yasaklılar listesinde yer alan çizburger olduğunu söylüyor.
Larry King’le yaptığı bir söyleşide, Madonna makrobiyotik diyetten şöyle bahsediyor: “Balık, bazı tahıllar, pişmiş sebze ve salata. Sade ama lezzetli.” Aynı zamanda japon mutfağının da hastası olan Madonna şanslı; çünkü Japon yemeklerinin çoğu makrobiyotik diyete uygun.

0 yorum:

Yorum Gönder